Saraybosna Gezi Notları

15-16.08.2008

İzinli olmanın verdiği rahatlıkla sabahtan saat 17.50’de başlayacak Bosna Hersek – Hırvatistan gezimiz için eksiklerimi tamamladıktan ve son kontrollerimi yaptıktan sonra havaalanına doğru yola koyuldum. Ama evden çıkmam bir hayli zor oldu. Her seferinde “acaba bir şey unuttum mu ? Pasaportumu aldım mı ?” gibi düşüncelerle sırt çantamı sık sık açıp kapadım. Hatta yoldayken seyahat arkadaşlarımdan biri arayarak nüfus cüzdanının kayıp olduğunu söylediğinde kısa süreli bir telaş yaşasam da daha önce bir arkadaştan öğrendiğim nüfus cüzdanına ihtiyacımız olmadığı bilgisi aklıma gelince rahatladım. Neyse sonuç olarak her şeyimizi pasaportla halledebiliyorduk. Bu telaştan sonra hepimiz saat 15.00’de havaalanındaydık. Uçuşla ilgili işlemlerimizi tamamlayıp uçağımıza bindik. Bir arkadaşımız haricinde hepimiz epey bir heyecanlıydık. Çünkü seyahat grubumuz beş kisiydi ve sadece içimizden birinin daha önce yurt dışı tecrübesi bulunuyordu. Gezi boyunca onun tecrübelerinden bolca yararlanacaktık. Uçağımız gecikmeli olsa da saat 18.00 havalandı. Yapılan anonsla uçuş süremiz yaklaşık 1 saat 50 dakika olarak bildirildi. Eğer interrail yapmıyorsanız uçakla Saraybosna‘ya önceden aldığınız biletle çok uygun fiyata gelecektir. Genelde Cuma’dan Cuma’ya yada farklı haftalık dilimlerde  THY’nin promosyonlu biletleri mevcut. Mesela biz biletlerimizi 04 Haziran’da aldığımızda maliyetimiz 410 YTL’idi. Eğlenceli bir uçak yolculuğunda sonra saat 18.40 itibariyle Saraybosna‘ya uçağımız indi.

Saraybosna Havaalanı, Bosna-Hersek

Saraybosna havaalanından şehre ulaşım

Saraybosna ile saat farkımız bir saat. Onlar bizden bir saat geride oldukları için Saraybosna’ya indiğimizde hava hâla aydınlıktı. Pasaport kontrolünden sonra sırt çantalarımızı alıp havaalanı çıkışında bizi karşılayacak olan pansiyon sahibimiz Mirsad Bey’in oğlu Ensar’ı beklemeye başladık. Neyse ki çok vakit kaybetmeden Ensar ile buluştuk. Saraybosna’da kalacağımız yer için İstanbul’dayken telefon ile görüşüp rezervasyon yaptırmıştım. Ensar’ın arabasına sığamadığımız için 3-2 şeklinde bölünüp pansiyona doğru yola koyulduk. Havaalanından pansiyonumuz yaklaşık 10-12 dakika sürdü. Karşılığıda 11 Km (5 Euro). Pansiyonumuz 3 katlı, dışarıdan bakıldığında tabelası olmadığı için sade bir apartman görünümündeydi. Gayet temiz ve müstakil banyolu güzel odaları olan bir pansiyon. Burada 15 Euro’ya sabah kahvaltısı dahil kaldık. Bizim yol yorgunu olduğumuz düşüncesiyle bize çay bile demlemişlerdi. Çaylarımızı balkonda içip yorgunluğumuzu üzerimizden biraz atıp, birkaç anı fotoğrafı da çektikten sonra Saraybosna Oldcity’e Başçarşı’ya inmek için hazırlandık. Başçarşı taksiyle kaldığımız yere 10 dakikalık bir mesafedeydi ve taksi ücreti 12 Km’di. (6 euro)  Bosna-Hersek ulusal para birimi Km (Konvertible Marka). 1 Km neredeyse 1 YTL’ye eşit. Bu nedenle hesaplarımızı yuvarlayarak 1 Euro = 2 Km(YTL) şeklinde yaptık. Taksici bizi Saraybosna’yı ikiye bölen Miljacka Nehri’nin Başçarşı’ya yakın kısmında bıraktı. Biraz yürüdükten sonra önce Gazi Hüsrev Begova Camii sonra da Saraybosna’nın simgesi haline gelen Sebil’in olduğu Başçarşı meydanına ulaştık. Karnımız yolculuk sırasında bir hayli acıktığı için Saraybosna gece gezmesine başlamadan önce bir şeyler yemek için yerel yemeklerinden Cevapi‘yi (Ćevapčići) yemek için bir restorana oturduk. Cevapi bizim ince uzun İnegöl köftemizin biraz daha yağlısı, bir pide içerisinde yanında söğüş soğanla servis ediliyor. Et yemeklerinin yanında genelde ayran içmeyi severim fakat burada ayran istediğinizde hafif sulu bir yoğurt getiriyorlar. Biz yemeğimizi sebilden tramvay durağına yukarıya doğru yürüdüğünüzde sağ tarafta kalan Cevabozinica’da yedik. Kebabı her ne kadar bize ağır gelsede güzeldi. Cevapi + Yoğurt’a kişi başı 3,5 Euro ödedik. Kebaplarımızı yedikten, Başçarşı meydanında biraz fotoğraf çektikten sonra kendimizi Başçarşı sokaklarında gezmeye başladık.

Saraybosna Gezi Notları - Cevabozinica'de cevapi keyfi

Saraybosna Gezi Notları – Cevabozinica’de cevapi keyfi

Şehir, barındırdığı dinî çeşitliliğiyle Müslümanlık, Katoliklik, Ortodoksluk ve Musevîliği yüzyıllar boyunca barış içinde yaşatmış. İşte bu yüzden Saraybosna, Avrupa’nın Kudüs’ü olarak kabul ediliyor. Böyle olunca Başçarşı’nın içinde bulunduğu eski şehirde yürürken birbirine çok yakın bir Ortodoks Kilisesi, bir Katolik Kilisesi, bir Cami veya bir Sinagog görmek sizi şaşırtmasın. Biz hafta sonuna denk geldiğimiz için sokaklar, kafeler ve barlar baya doluydu. Sokakta bizi ilk karşılayan tarihi yapı Jesus Heart Katedrali‘di. Burada Bosna’da karşılaştığımız ilk Türk turist arkadaşımızla tanıştık. Kendisi bizim de rotamızda bulunan Dubrovnik’ten birkaç gün önce Saraybosna’ya gelmiş. Bize Dubrovnik’te kalabileceğimiz hostel ve denizine girebileceğimiz plaj bilgisi verdikten sonra kendisiyle mail alışverişi yapıp fotoğraflar çekip ayrıldık. Artık ara sokaklara girip bir bira içmenin zamanı gelmişti. Ara sokaklarda dolaşmaya başladık.

saraybosna-ortadoks-katedrali

Saraybosna Gece Hayatı

Sıcaktan insanlar barlardan bar önlerine çıkmışlar, sokaklar acayip dolu, kimi yerlerde yürümekte zorlandık. Ama herkes halinden son derece memnun. Biralarını yudumlayıp ya şarkı söylüyorlar yada dans ediyorlar. Sakin bir yerde biramızı içmek için oturduk. Aslında aklımız dans etmekteydi. Mekanlar oldukça güzel, her müzik zevkine göre yerler bulmak mümkün fakat sıcaktan pek iç kısımlarda durmak mümkün olmuyordu.

Saraybosna Gezi Notları - Sokak gösterisi

Saraybosna Gezi Notları – Sokak gösterisi

Saraybosna Gezi Notları - Saraybosna gecelerinde eğlence

Saraybosna Gezi Notları – Saraybosna gecelerinde eğlence

Ertesi gün, gündüz gözüyle Saraybosna’yı gezmeyi ve öğleden sonra Mostar’a doğru yolculuk yapmayı planladığımız için geceyi erken sonlandırıp, pansiyonumuza dönüyoruz. Taksi yine 12 Km tutuyor, garip değil mi ? Çünkü burada gece tarifesi diye bir şey yok ve insanları oldukça dürüst. Taksiciye pansiyonumuzun adresini gösterdiğimde tamam deyip direkt bizi pansiyonumuza götürüyor. Ertesi gün için erken kalkan erken yol alır düşüncesiyle hareket edelim diyoruz fakat sabah kalktığımızda bizi bekleyen kahvaltı sofrası bu düşüncemizi ne yazık ki boşa çıkarıyor. İyi ki de erken yola çıkmamışız diyoruz çünkü bu kahvaltı, tatilimiz boyunca edebildiğimiz tek kahvaltı oluyor. Saraybosna’ya gidecek olanlara merkeze 10 dakikalık araba mesafesindeki Mirsad Kalajdzic Bey’in pansiyonunu kesinlikle tavsiye edeceğim. Mirsad beye “Tel. 00 387 33 617 155, cep: 00 387 61 101 527” telefonlarından ulaşabilirsiniz. Çok iyi derecede Türkçe bildiği için rahatlıkla Türkçe konuşabilirsiniz. Adresi de; Bana Mateje Ninoslava 6 h, N. Grad Sarajevo (iza apoteke u Buca Potoku prva kuca desno). Parantez içindeki açık adres. Taksiciye adresi verdiğinde rahatlıkla bulacaktır. Kahvaltımızı ettikten sonra sırt çantalarımızı alıp, pansiyonumuzdan ayrılıyor ve Başçarşı’ya iniyoruz. Sırt çantalarımız ağır olduğu için Sebil’in hemen üstündeki Hostel Ljubicica’ya saat başı ücretiyle bırakıp akşam açık olmadığı için uğramadığımız turist danışma merkezine gittik.

Hostel Ljubicica ve Tramvay Durağı

Saraybosna Gezi Notları - Saraybosna Basçarşı Sokakları

Saraybosna Gezi Notları – Saraybosna Basçarşı Sokakları

Ssaraybosna Basçarşı Sokakları

Saraybosna Gezi Notları - Saraybosna Basçarşı Sokakları

Saraybosna Gezi Notları – Saraybosna Basçarşı Sokakları

Turist danışma merkezinden şehir haritalarını alırken gözümüze Saraybosna Tünel Gezisi broşürleri takılıyor. Saat 14.00’te bir tur olduğunu öğreniyoruz. Ama tünel turuna 2-3 saat var. Nereyi gezebileceğimiz sorduğumuzda bize Osmanlı Tabya’sına 15-20 dakikalık bir yürüyüşle çıkabileceğimizi söylüyorlar. Sebil’in üst tarafındaki Arnavut kaldırımlı yokuştan hiç bir yere sapmadan, yolu takip ederek çıktık. Tabya’dan tüm şehri görmek mümkün.

Saraybosna Gezi Notları - Saraybosna'nın tepeden görünüşü

Saraybosna Gezi Notları – Saraybosna’nın tepeden görünüşü

Yol boyunca solumuzda Osmanlı döneminden kalma sağımızda ise Bosna savaşından kalma mezarlar karşılıyor. Mezarlığın olduğu bölge Ramazan ayında iftar toplarının atıldığı yer olduğu için “Top” veya “Sarı Tabya” adıyla anılıyor. Toplu mezarda yatanların hepsinin ölüm tarihleri hemen hemen aynı. Hepsinin yaşları aynı olmasa da Bosna savaşında kaybetmişler hayatlarını. Toplu mezar içinde bir mezar dikkatimizi çekiyor. Önünde iki asker nöbet tutuyordu. Öğrendik ki bu mezar Bosna’nın Bilge Kralı’nın Aliya İzzetbegoviç’in mezarı. 1990 – 1992 tarihleri arasında Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı yapan Aliya İzzetbegoviç 1992 – 1995 yılları arasında 4 yıl süren Sırpların Müslümanlara karşı Bosna Savaşında halkının mücadele ve direnişin önderlik etmiş. 2003 yılında vefat ettiğinde bir vasiyet bırakmış; “Vasiyetimdir, beni şehitlerimin yanına gömün. Benim yanım onların yanıdır. Beni ayrı bir yere defnetmeyin, zirâ benim ziyaretime gelenler onlardan da dualarını esirgemesin, mahzûn kalmasınlar“. Vasiyeti üzerine Aliya İzzetbegoviç Kovaci’deki şehitler mezarlığına defnedilmiş. Mezarda mesai saatleri içinde iki Bosnalı asker nöbet tutuyormuş. Devir teslim törenlerinde hep beraber mezarın başında dua ediyor ve nöbetlerini devir ediyorlarmış. Mezar Ağustos 2006’da bombalı saldırıya uğramış ve tekrar onarılmış.

Aliya İzzetbegoviç'in de mezarının bulunduğu Kovaçi Şehitliği

Yukarıda denildiği gibi tüm Saraybosna’yı görmek mümkün. Tünel gezimize 1 saat vaktimiz kaldığı için merkeze doğru inişe başlıyoruz. Çıktığımız yol Ağustos sıcağında pek uzun geliyor ve otostop çekiyoruz çünkü bu ara sokakta taksi bulmak mümkün değil. 5 kişiyiz, bizi böyle sokak arasında kim alır derken bir minibüs duruyor ve sonradan Kosovalı olduğunu öğrendiğimiz bir amca bizi merkeze kadar indiriyor. Kendisine böyle bir iyilik karşısında bir anahtarlık hediye edip, turist danışmaya doğru gidiyoruz. Fakat bu gezi sonrasında Mostar otobüsüne yetişmek için pek vaktimiz kalmayacağını düşünerek yemek için Başçarşı‘nın içerisinde bir yer bakıyoruz. Ara sokaklarda akşam gördüğümüz bir yer aklımıza geliyor. Adı Sur D&D Racun.Bizle ilgilenen garsona yöresel bir yemek önermesini istediğimizde bize Paprikas‘ı öneriyor. Paprikas sulu bir sebze yemeği ve oldukça lezzetli. Çorba kasesinde servis ediyorlar.

Saraybosna Gezi Notları - Geleneksel yemekleri Paprikas

Saraybosna Gezi Notları – Geleneksel yemekleri Paprikas

Saraybosna Gezi Notları -Ulıca Tünel Gezisi

Yemeklerimizi yedikten sonra Saraybosna Ulıca Tünel Gezisi için artık hazırız. Turist danışmaya vardığımızda baya kalabalık bir grup olarak Tünel’i gezeceğimizi farkediyoruz. Minibüslere binerek 15-20 dakikalık bir yolculuk ile Tünel’e doğru yol alıyoruz. Burada da bizi derinden etkileyecek dakikalar bekliyor.

Saraybosna Gezi Notları - Sırplarla mücadelede kullanılan Ulıca Tüneli

Saraybosna Gezi Notları – Sırplarla mücadelede kullanılan Ulıca Tüneli

Saraybosna Gezi Notları - Sırplarla mücadelede kullanılan Ulıca Tüneli

Saraybosna Gezi Notları – Sırplarla mücadelede kullanılan Ulıca Tüneli

tunel-ulica-ici-saraybosna

Saraybosna savaş haritası

Bizi güzel mi güzel bir rehber karşılıyor, içeriye giriyoruz. Tünelin sadece 10-15 metrelik kısmı açık diğer kısımları savaş sonrasında kapatılmış. Açık olan kısmı gezmeden önce ve sonra rehberin savaşı anlatan sunumu, Saraybosna bombardımanı ve tünelle ilgili video gösterileri bekliyor bizi. Ayrıca burada tünel yapımında kullanılan malzemeler de ( araç-gereçler, el arabaları, yiyecek taşınan çuvallar ve sırt çantaları..) sergileniyor. Tünelin yapım sürecinden biraz bahsedersek. Birleşmiş Milletler,Sırplardan insani yardım yapabilmesi için havaalanı bölgesinin kuşatma dışı tutulmasını istemiş, bu alan dışında sürekli olarak bomba ve mermi yağmuru altında bulunduğu için Boşnakların askeri malzeme ve gıda temin edebilmeleri için bu alandan geçmeleri gerekiyormuş fakat bu alanı kullanan bir sürü insan bu yolda ölmüş. Bu nedenle havaalanı bölgesine giden bir tünel yapma fikri ortaya atılmış. General Râşid Zorlak, tünel kazma işini gerçekleştirmek için iki mühendisi görevlendirmiş. Bunlardan biri sonradan Bosna-Hersek Başbakanı olacak Necat Brankoviç, diğeri de Fadil Şero’ymuş. Tünelin başlangıç noktaları Dobrije ve Butmir olarak seçilmiş. Her iki taraftan ummalı bir kazı çalışmasıyla 4 ay sonunda yaklaşık 800 metrelik bir tünel 30 Temmuz 1993 tarihinde tamamlanmış. Yiyecek, mazot, cephane, ilâç ve yaralı sevki yapılan tünelin faaliyete geçtiği ilk zamanlarda her şey insan gücüyle taşınmış. Sonraları köşebent demirden mini raylar ve vagonlar yapılmış. Böylece tünelden nakliye kolaylaşmış. Savaş bittiğinde, tünel inşasının başladığı bu ev müze haline getirilmiş. Müzeyi gezdikten sonra tünel’in önünde rehberimizle birlikte bir anı fotoğrafı çektirip tekrar araçlara binip geri dönüş yoluna geçiyoruz. Yine Başçarşı’dayız.

Saraybosna Gezi Notları - Şekersiz Boşnak Kahvesiyle Lokum

Saraybosna Gezi Notları – Şekersiz Boşnak Kahvesiyle Lokum

Saraybosna’dan ayrılmadan bir boşnak kahvesi içelim diyerek bir kafeye oturuyoruz. Boşnak Kahvesi bizim Türk Kahvesine benziyor. Fakat sunumu biraz farklı, bir tepsi içinde boş fincan, sade kahve dolu bir cezve ve lokumla veriliyor. Kahvelerimizi içtikten sonra Hostel Ljubicica’ya gidiyor çantalarımızı alıp resepsiyondaki bayanla Türkçe vedalaştıktan sonra tramvay durağındaki 1 numaralı tramvayı fark ediyoruz. Bu tramvay bizi Mostar otobüsümüzün kalktığı otobüs garına götürecek olan tramvay. Hemen biniyoruz. Otobüs garına ulaştığımızda saat 17.00’de otobüs olmadığını, 18’de otobüs olduğunu öğreniyoruz. Mostar – Split otobüs bileti 9 Euro. Saraybosna’dan Mostar’a otobüs saatleri ise şöyle: 07:00, 07:35, 08:15, 09:00, 09:55, 11:30, 12:30, 13:00, 14:30, 15:30, 16:00, 17:00, 18:00, 19:55. Otobüs seferleri her gün ve yaklaşık 4 saat sürmekte. Eğer tercihiniz trenden yanaysa her gün iki sefer düzenleniyor. Saatleri 07:00 ve 18.20. (Devamı bir dahaki Mostar yazımda.)

12 YorumlarYorum bırak

  • mutlaka ben de gitmek istiyorum. çok aydınlatıcı ve güzel bir gezi yazısı okumaktan keyif aldım 🙂

  • Çok güzel ve yararlı biryazı olmuş. 14 Eylülde orada olacağım ve sizin rotanızı izlemeyi kafama koydum

  • Tolga, merhabalar.. Aslında gezi yazımı henüz bitirecek vaktim olmadı. Sanırım bu arala pek bir geziyorum. Biz Saraybosna, Mostar, Split, Dubrovnik rotası ile dolaştık. Bu yerler ile ilgili yardım edeceğim birşeyler olursa, sorarsan yardımcı olurum. Şimdiden iyi yolculuklar, bol eğlenceler..

  • güzel bi yazı olmuş.elinize sağlık.yaklaşık 1 ay sonra bende dubrovnik-saraybosna-mostar gezisine katılıcam.şimdiden heyecanlandım.bu geziye katılmadan önce ilgilenenlere Ayşe Kulin'in SEVDALİNKA adlı kitabını okumalarını tavsiye ederim naçizane.

    • Rica ederim, bir nebze size yardımcı olduysam ne mutlu bana.. Eğer bu güzargahla ilgili sorularınız olursa kpirasoglu[at]gmail.com adresinde bana ulaşırsanız size yardımdı olabilirim. Split ve Dubrovnik ile ilgili yazılarımı henüz tamamlayamadım ama en kısa zamanda tamamlayacağım. Belirttiğiniz rotada Split yok sanırım, gezmenizi şiddetle tavsiye ederim. Hem spliti hem adaları (adalardan en azından brac'la stari grad'ı)

      Ayşe Kulin'in "Sevdalinka" adlı kitabını duymuştum ama bir türlü alıp, okuma fırsatım olmadı. Hatırlattığınız için teşekkürler.

      Şimdiden sizlere iyi yolculuklar…

  • Biraz geç oldu ama birşeyler yazmak istedim. saraybosna-Mostar-Dubrovnik hattı gayet güzel. Araba kiralarsanız polislere dikkat özellikle pazar günleri rüşvet için radar kuruyorlar (Ben düştüm siz düşmeyin) raiç bedel 10 euro karşılığı biz 25 verdik fazla vermişiz. Sakın pasaportunuzu vermeyin geri alana kadar canınız çıkıyo, ehliyet ve arabanın ruhsatını verin yeter. Yol üstünde çok güzel alabalık tesisleri var, biraz virajlı ama eğlenceli bir yol. dubrovnikte sakın park kurallarını ihlal etmeyin cezası çok ağır biz otopark saatini 15 dakika geçirdik diye 200 kuna ceza ödedik. Cavtat'a muhakkak gidin çok güzel. iki erkek giderseniz dikkat edin eşcinsel dostu kent hemen çift kişilik tek yatak verebiliyolar (buda başıma geldi). Dubrovnikte şişe şarap değil açık şarap isteyin hem tadı çok güzelözellikle kırmızı (merlot), hem fiyatı uygun biraları bişeye benzemiyo ve pahalı. Benden bu kadar.

    • Alper çok teşekkür ederim. Saraybosna ilk yurt dışı deneyimimdi. Yeri gerçekten ayrı bende… Yıllar itibariyle güncelleme istiyor tabii, bakalım ne zaman tekrar kısmet olur.

  • […] Saraybosna‘dan bizi Mostar‘a götürecek otobüsümüz bizim alıştığımız otobüs terminallerinin aksine küçük, 5-6 peronluk terminalden saat 18.00’de hareket etti. Saraybosna – Mostar arasında gündüz saatlerinde yolculuk yapmak çok keyifli çünkü size yol boyunca Neretva nehri eşlik ediyor. Doğal bitki örtüsü de Karadeniz’i aratmayacak güzellikte. Saraybosna – Mostar arası yollar virajlı ve tek şeritli, geliş – gidişlerdeyse hemen hemen her yerde sollama yasağı bulunuyor. Ama halk trafik kurallarına uyduğu için yolculuk süreleri uzasa da trafikte araç kullanmak oldukça tehlikesiz ve emniyetli bir hal alıyor. […]

zibidi için bir cevap yazın Cevabı iptal et