Sultan kayıkları ile boğaz turu

Sultan Kayıkları

Sultan Kayıkları

Osmanlı döneminde sultanların Haliç ve boğaz sularında sefaya çıktığı sultan kayıkları tekrar hayat buldu. O günlerdeki keyfi, zevki yaşamak ister misiniz?

Sizde benim gibi sık sık fırsat sitelerini geziyor musunuz? Bazen gerçekten ilginç ürünler ve fırsatlar olabiliyor. Bugün İndragandi‘ye bakarken günün fırsatında “Sultan Kayıkları ile Boğaz Turu‘nu gördüm ve ilgimi çekti.

Hemen nedir bu Sultan Kayıkları diye araştırdım. İyi düşünülen nostaljik bir projeymiş. Orjinaline sağdık kalınarak üç adet birebir replika sultan kayığı üretilmiş. Haliç Kongre Merkezi iskelesinden hareket eden tekneler Haliç ve boğaz etrafında yerli ve yabacı turiste hizmet veriyor.

Ayrıca Osmanlı padişahları gibi İstanbul’u denizden izlemek dışında evlilik teklifi, doğum günü gibi özel organizasyonlarınız için de fasıl müziği eşliğinde bir tur için Saltanat Kayığı kiralayabiliyorsunuz.

Sultan Kayıklarıyla Haliç Turu: Miniaturk, Eyüp, Kongre Sarayı, Haliç Köprüsü, Eski Haliç Köprüsü (Valide Sultan Köprüsü), Aynalı Kavak Sarayı, Ortodoks Patrikhanesi (Fener) geziliyor. Ücret: 25 Dolar

Sultan Kayıklarıyla Boğaz Turu: Dolmabahçe Sarayı, Çırağan Sarayı, Ortaköy Camisi, Ortaköy Camisi, Beylerbeyi Sarayı ve geriye dönüş. Ücret: 30 Dolar

Sultan Kayığı (Saltanat Kayığı) Nedir?

Sultan Kayığı: Osmanlı döneminde kayıklar kullanıldığı yerlere ve kullanan kişilere göre adlandırılırdı. Kayıklar arasında bir hiyerarşi vardı. Padişahı taşıyan kayık ise bu hiyerarşi içinde en önde yer alırdı.

Padişahın kayığını sadece; kendisi, annesi, kadınları ve çocukları kullanabilirdi. Bu kayık, dönemin saltanatını, devletin kudretini ve gücünü simgeleyecek kadar görkemlidir.

Bir Fransız kontu bu kayığın suları kılıç gibi aştığını büyüleyici güzellikte olduğunu yazmış; “o işçilik o ihtişam diye tarif etmiş altın varaklı ahşapları”. Kayığın baş tarafındaki imparatorluğun simgesi olan kuşun som altından yapıldığını, kayıktaki köşkün adeta padişahın tahtı olduğunu ve tavanına, mücevherler yerleştirildiğini yazmış.

Her hafta sultan sefaya çıkmadan önce limandaki silahlı gemilerden, Kız Kulesi‘nden ve kıyıdan top atılırmış ve saltanat kayığına yol açmak üzere bir sürü saraylı kayık yola çıkarmış. Bu topların sesini duyan ve kayık alayını gören Osmanlı halkı sultanı selamlamak üzere hazır beklermiş.

Kayıkların sonu: Abdülhamid, Dolmabahçe Sarayındaki tahta çıkma törenine bir Saltanat Kayığı ile gelmiş. Ancak, iki tahttan indirme olayından sonra tepelerdeki Yıldız Sarayına yerleşmiş ve 33 yıllık saltanatı boyunca görkemli teknelerin hepsi Dolmabahçe Sarayı kayıkhanesinde çürümeye terk edilmiş.

Mehmet V Reşat (1909-1918) tahta çıkınca, Saltanat Kayığı geleneğini canlandırmaya çalışmış. Ancak imparatorluğun çöküşüyle buharlı vapurların ve arabaların imalatıyla beraber yerleşim merkezleri tepelere doğru kaymaya başlamış ve kayıklar şehrin unutulan bir parçası olmuş.

3 YorumlarYorum bırak

  • Boyle bir hizmetten beni haberdar ettiginiz icin cok sagolun. Bir sonraki Turkiye ziyaretimde kesinlikle katilmam gerek bu tura:))

  • Türkiye'ye geldiğinizde, İstanbul'da böyle bir nostalji yaşamak çok farklı bir duygu olacaktır sanıyorum..

filiz kirazoglu için bir cevap yazın Cevabı iptal et