Tekne deniz Marmaris

Denizi ve doğasıyla Marmaris. Büyüleyici bir atmosferde dolu dolu geçen beş günün hikayesi.

Henüz bir teknem yok ama denizde olmayı çok seviyorum. 2014 Nisan ayından beri hem yat yarışlarını hem de etkinlik takip ettiğim Marmaris ise Bodrum’dan sonra yeni tutkum oldu. İlk günden doğasına ve denizine hayran kalsam da koşuşturmalarım otelle yat kulüp ve tekneler arasında geçtiği için Marmaris’in yeteri kadar tadını çıkaramadım. Hala da Marmaris’i tam anlamıyla gezmiş değilim ama eylül ayında yaptığım peş peşe iki seyahat Marmaris’i her zaman düşlediğim İstanbul’dan kaçış planlarımın içine dâhil etmemi sağladı. Nedenini yazımın devamında anlatayım.

Marmaris Loryma Cup yarışından

Marmaris Loryma Cup yarışından

Loryma Yaz Kupası (Loryma Cup)

Yerli ve yabancı teknelerin tarihi yarımada Loryma’da (Bozukkale) yaptığı yat yarışının bu sene dördüncüsü düzenlendi. İlk senelerde Marmaris’ten başlayan ve Datça’ya ulaşan teknelerin tekrar Marmaris’e dönmesiyle tamamlanan yarış bu sene dergim Motor Boat & Yachtingte de yarış yazısıyla anlattığım gibi Orhaniye Martı Marina’dan başlayıp Marmaris’te son buldu. Yarışı dergide detaylı okuyabileceğiniz için burada yarışın yapıldığı coğrafyayı ve teknede yaşadıklarımıı anlatmak istiyorum.

31 Ağustos pazar günü Martı Marina’ya ulaştığımda tekne hayatı da benim için başladı. Marmaris Uluslararası Yat Kulübü, yarış komitesi ve basın mensuplarına yarış boyunca hem yarışların takip edilmesi hem de konaklanılması için katamaran tipi bir tekne tahsis etti. Yerimin gösterilmesiyle iskele baştaki kamarama yerleştim. Teknede kalmak ilk defa yaşayacağım bir deneyim olduğundan heyecanlıydım. 1 Eylül’de ilk koy içi yarışla Loryma Yaz Kupası başladı. İlk iki günü 1996 yılından beri Orhaniye’de faaliyet gösteren mavi berrak denizi ve doğasıyla ünlü Orhaniye Martı Marina’da geçirdik. Böylece tekneyle birlikte marina yaşamını deneyimleme şansım oldu. Marina tüm ihtiyaçlarınızı tekne dışında karşılayabileceğiniz şekilde dizayn edilmiş.

2 Eylül Salı günü marinadan ayrılarak 15 millik rotada Selimiye açıklarından Bozburun yarımadasını geçerek, adını beldeyi çevreleyen boz renkteki dağlardan alan Bozburun’a ulaştık ve elektrik, su olanağı bulunan balıkçı barınağına tekneyi bağladık. Bozburun’un restoran ve pansiyonların bulunduğu Kordon caddesinde kumsal bulunmuyor. Burada sahilden denize girmek gerekiyor. Diğer kısımdaysa uzunca bir kumsal var ve burada bir halk plajı mevcut. Halk geçimini turizm başta olmak üzere balıkçılık ve tekne yapımıyla sağlıyor. Bu bölgedeki birçok gulet Bozburun yapımı. Sakin bir tatil yapmak isteyenlerin memnun kalacakları bir yer burası. Pansiyon ücretlerinden haberim yok ama yeme-içme ücretleri İstanbul ayarında ve burada taze deniz ürünleri yemek mümkün. Biz ekip olarak Akvaryum Yacht Club’ı tercih ettik ve memnun ayrıldık. Kabak dolması olsun, zeytinyağlılar olsun lezzetleri gayet yerindeydi. Yediğimiz çipura ise tazecikti. Yemeklerimizi yedikten sonra ertesi güne hazırlanmak için tekneye çekildik.

Bozburun Balıkçı Barınağı - Bozburun, Marmaris

Bozburun Balıkçı Barınağı – Bozburun, Marmaris

Kordon Caddesi - Bozburun, Marmaris

Kordon Caddesi – Bozburun, Marmaris

Bozburun'u balıkçılar ağlarını onarıyor - Bozburun, Marmaris

Bozburun’u balıkçılar ağlarını onarıyor – Bozburun, Marmaris

Bozburun, Marmaris

Bozburun, Marmaris

Bozburun – Bozukkale Etabı

3 Eylül Çarşamba günü sabah erken saatte kalkıp, teknede yaptığımız kahvaltı sonrasında start hattını kurmak için Bozburun’dan ayrıldık. Saat 12.00’de yarışacak tekneler için start verip o günkü etap olan Bozburun – Bozukkale rotasında start alan teknelerle birlikte seyre başladık. Seyir sırasında kaptanımız Hayri abinin oltasına iki tane Çingene palamudu takıldı. Ertesi gün için balıkları buzdolabına attık ve Bozukkale girişine yakın bölgede finish hattımızı kurduk. Son finish veren tekneyle hattı toplayıp Bozukkale’de bulunan üç restorandan koyun ortasında kalan Bozukkale Sailors House Restaurant’a palamar desteğiyle bağlandık. Deniz rüzgârın etkisiyle oldukça dalgalıydı ama çok güzel görünüyordu. Denize bir girip çıkıp, fotoğraf çekmek için restoranın etrafını dolaştım. Koya karayolu bağlantısı yok, her şeyi denizden taşıyorlar. Böylece bugüne kadar güzelliği korunmuş. Koy ve tekneler birleşince gerçekten çok güzeldi bir tablo çıkıyor ortaya, fotoğraflamaya doyamıyor insan. Daha sonra hakem komitesinden İlker abi ve Volkan ile koya girdiğimizde bizi surlarıyla karşılayan Loryma Kalesi’ne çıkmak için önce botla Ali Baba Restaurant’a oradan da yürüyerek kaleye çıktık. Bozukkale’de üç restoran bulunuyor. Restoranların iskelelerine bağlama ve tonozdan yararlanmak mümkün. Yanaşma konusunda da botlarıyla yardımcı oluyorlar. Kaleye çıkmadan restoran önünde denizde gördüğümüz köylü kadınlar tekneleriyle gün içinde el işi, sabahları da teknelere taze köy ekmeği satıyorlar. Günümüze kadar en iyi korunmuş Hellenistik yapılardan biri olarak gösterilen Loryma Kalesi, karşılıklı surlarla dikdörtgen şeklinde uzayan bir yapıya ve dokuz kuleye sahip. Kaleye bozuk denmesinin sebebi kalenin bir yanının eksik olmasından kaynaklandığı söyleniyor. Rodos‘un karşı kıyısında bulunan kale Büyük İskender’in donanmasına Rodos’u kuşatmadan önce doğal liman olma özelliğiyle ev sahipliği yapmış. Loryma Kalesi’nden dönüp önce kupa töreni sonrasında akşam yemeğimizi yiyor ve dinlenmek için tekneye çekiliyoruz.

Loryma Kalesi - Bozukkale, Marmaris

Loryma Kalesi – Bozukkale, Marmaris

Marmaris Bozukkale Sailors House Restaurant - Bozukkale, Marmaris

Marmaris Bozukkale Sailors House Restaurant – Bozukkale, Marmaris

Ali Baba Restaurant önünde el işi satan köylü kadınlar - Bozukkale, Marmaris

Ali Baba Restaurant önünde el işi satan köylü kadınlar – Bozukkale, Marmaris

Loryma Kalesi'nden Bozukkale

Loryma Kalesi’nden Bozukkale

Marmaris Loryma Kalesi'nden Bozukkale Koyu

Marmaris Loryma Kalesi’nden Bozukkale Koyu

Bozukkale – Marmaris Etabı

4 Eylül Perşembe sabahı uyandığımızda bir önceki günkü havadan eser yok. Deniz sakinlemiş ve mükemmel gözüküyor. Önce biraz denizin tadını çıkarıyoruz sonra kahvaltı ve yine start hattı kurmak için yola koyuluyoruz. Ekipler kupanın en uzun etabı olan 23 millik Bozukkale – Marmaris etabını geçecekler. Bugün yine şanslıyız Kadırga Koyu’na yaklaşmadan ardı ardına iki palamut daha yakalanıyor oltamıza. Tekneler ufukta gözükmeden öğle yemeğimiz oluyorlar. Bu arada teknesiyle bize eşlik eden Cem başkan da tekneyle yanaşıyor ve tuttuğu toriği bize ikram ediyor. Hayri abi becerikli elleriyle onu da akşam için rakının yanına meze çiğ balık olarak hazırlıyor. Biz bu işleri halledip finish hattını kurmamızla tekneler birer birer geliyorlar ve son teknenin finish yapmasıyla Netsel Marina’ya tekneyi bağlıyoruz. Akşam şimdiye kadar yediğim en güzel çiğ balık eşliğinde yemek yedikten ve Davy Jones’s Locker’da biraz müzik dinledikten sonra tekneye dönüyoruz. Ertesi gün koy içi yarışı ve ödül töreniyle birlikte Loryma Yaz Kupası tamamlanıyor.

Marmaris Çingene Palamudu

Marmaris Çingene Palamudu

Tavada çingene palamudu

Tavada çingene palamudu

Loryma Yaz Kupası'ndan manzaralar

Loryma Yaz Kupası’ndan manzaralar

Aklımda Marmaris’te yeni arkadaşlar, ağabeyler edindiğim, hoş sohbetler ettiğim ve denizin, doğanın içinde keyifle geçirdiğim altı gün kalıyor. Tabii ilk kez teknede yaşama deneyimi de bu güzelliklerin ekstrası oluyor.

Bir Cevap Yazın