İstanbul Havalimanı izlenimlerim

istanbul havalimanı - dış hatlar terminali
İstanbul Havalimanı – Dış Hatlar Terminali

Yeni havalimanında uçuşlar nisan ayı itibariyle başladı. İstanbul’dan Amsterdam’a gerçekleştirdiğim uçuş sırasında ilk kez 3. Havalimanı’nı deneyimleme şansı buldum.

Nisan ayı sonunda henüz yoğun uçuş döneminin başlamadığı nispeten hafta içine göre hava ve yolcu trafiğinin yoğun olduğu bir cuma gününde Hollanda’nın ulusal bayramı King’s Day kutlamalarını izlemek için İstanbul’dan Amsterdam’a gerçekleştirdiğim seyahatimde İstanbul Havalimanı – Dış Hatlar Terminali’ni kullandım.

İstanbul Havaalanı’na ulaşım

3. Havalimanı’nı ilk kez kullanacağımdan ulaşımla ilgili bir sorun yaşamamak adına saat 19.15 kalkışlı Amsterdam uçağım için saat 15.30’da Kozyatağı HAVAİST (Sabiha Gökçen için HAVABUS durağı) durağında hazırdım. Kısa bir bekleyişin ardından otobüs geldi. Binerken şoförden yolcuğun süresiyle ilgili bilgi aldığımda; ikinci köprü yolunu kullanarak ulaşacağımız İstanbul Havalimanı için genelde yolculuk süresinin bir saat olduğunu fakat trafiğin yoğun olduğu saatlerde bu sürenin artabildiğini belirtti. Tabii ki kaza vesaire olma durumu da akıllarda olmalı her zaman.

Şehirler arası ‘rahat hat’ olarak tabir edilen üç koltuklu otobüslerle gerçekleştirilen bu yolculuğumuz trafik açık olunca bir saat sürdü. Fakat ikinci köprünün Ümraniye katılımından itibaren zaman zaman ne kadar tıkandığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle uçak kaçırmamak için riske girmeden zamanından önce gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yeni havalimanına ulaşım çözülmüş gibi görünse de benim yaptığım Kadiköy-İstanbul Havalimanı yolculuğu için 20 TL ödemem gerekti. Bu ulaşım şekli haricinde henüz metro gibi bir toplu taşıma ulaşımı yok. İETT’nin normal hatlı otobüsleri de sadece Avrupa yakasında belli noktalardan çalışıyor. Yani eğer taksi ya da özel aracınızı kullanarak havaalanına gitmiyorsanız HAVAİST’e mecbursunuz. (Ulaşım detayları için HAVAİST ve İETT sitelerindeki ilgili sayfaları kullanabilirsiniz.)

istanbul havalimanı 'nda birçok ünlü markaya ait mağaza var.
İstanbul Havalimanı ‘nda birçok ünlü markaya ait mağaza var.

Neden bu kadar büyük bir havalimanı?

Yeni havalimanı her ne kadar açılmadan önce ‘Dünyanın en büyük havaalanı‘ olarak lanse edildiği kadar büyük olmasa da gerçekten büyük. Hem bunu içerideyken hem de uçak pist başına geçtikten sonra anlıyorsunuz. Dış Hatlar Terminali’ni kullandığım için iç hatlar konusunda bir tecrüben yok ama orası da benzer özelliklere sahiptir diye düşünüyorum. Zaten İç Hatlar Terminali’ni de zorda kalmadıkça kullanmayı düşünmüyorum çünkü yurt içinde yapacağım bir yolcukta 3-4 saat önceden havaalanı ulaşmak için yola çıkmak bana hiç mantıklı gelmiyor.

Yeni Havaalanı’nda Dış Hatlar Terminali için birçok giriş kapısı bulunuyor. Zaten HAVİST de sizi bu kapıların önünde bırakıyor. İçeride uluslararası bir havaalanında olması gerektiği gibi (gerçi bu ilk kontrol noktası bir bizde var sanırım) çok sayıda güvenlik geçiş noktası sayesinde hızlı şekilde ana alana geçiliyor. Buradaki görevliler Sabiha Gökçen’dekilere göre daha bir anlayışlı ve yardımsever gözüktüler bana. Havayollarının bilet işlemlerinizi halledeceğiniz kontuarlar sıra sıra sıralanmış. Eğer bagajınız yoksa ve havayolu şirketiniz imkan veriyorsa kiosklardan biletinizi alıp direk kapılara gidebiliyorsunuz.

Pasaport geçişinden sonra kapılara yöneleceğiniz; free shop, alışveriş dükkanları, kafe ve restoranların bulunduğu; bir tarafından diğer tarafına uzunca bir yürüyüşle ulaşacağınız alana geliyorsunuz. Burada biletinizden kapı/gate numaranızı iyi kontrol etmeniz gerekiyor ki yanlış bir kapıya gitme durumunda doğru kapıya ulaşmanız size uzunca bir vakit kaybı ya da uçağı kaçırma durumuyla karşı karşıya bırakabilir. Sadece bölümler arasında değil, kapılar arasında bile uzun mesafeler var.

İstanbul Havaalanı'nda IGA_Guest Wi-Fi ağına bağlanarak ücretsiz internet hizmetinden yararlanabilirsiniz.
İstanbul Havaalanı’nda IGA_Guest Wi-Fi ağına bağlanarak ücretsiz internet hizmetinden yararlanabilirsiniz.

Yeni Havalimanı’nda ücretsiz Wi-Fi var

Evet, bu aslında bir ayrıcalık değil ama özellikle yazmak istedim. Çünkü bugüne kadar ne Atatürk Havalimanı’nda ne de Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda ücretsiz wi-fi vardı. Oysaki havaalanlarının eğer özellikle de uluslararası bir statüde olduğu savunuluyor ve gün içerisinde yabancı veya yerli 100 binlerce kişinin buradan ulaşımı sağlanıyorsa yer hizmetleri olarak bu hizmetin de verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar teknoloji çağında yaşasak da buradan uçuş yapacak ya da transit olarak kullanacak her yolcunun interneti olmayacağını düşünmek ve yurt dışında hemen hemen her havaalanında olduğu gibi yolcuların aileleri ve yakınlarına en azından ‘ben iyiyim, geldim’ diyebilmeleri, iletişim kurabilmeleri için bu hizmetin sınırlı (genelde yarım uygulama 30 dakika) ve ücretsiz olarak verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

İstanbul Havaalanı ‘nda ücretsiz bir Wi-Fi ağı bulunuyor. Belirtildiğine göre hızlı, güvenli ve ücretsiz olarak sunulan bu internet hizmetini 55 bin kişi eş zamanlı olarak kullanabiliyor. Bunun için IGA_Guest Wi-Fi ağına bağlanmanız gerekiyor. Bu bağlantının gerçekleşmesi iki adımda oluyor. Birinci adımda cep telefonunuzun Wi-Fi bölümünden IGA_Guest ağına bağlanıyor, tarayıcınızda (genelde internet explorer ya da safari de otomatik açılıyor) açılan sayfaya cep telefon numaranızı girerek, ‘devam et’ butonunu tıklıyorsunuz. Bu işlem sırasında cep telefonunuza kısa mesajla şifre geliyor bu şifreyi daha önce açılan sayfadaki şifre alanına giriyorsunuz. Fakat bağlanma süresi havaalanının neresinde olduğunuza ve kullanıcı yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen şifrenin kısa mesaj olarak gelmesi 1-1.5 dakikayı buluyor ki bu sırada bağlantıyı kaybedebiliyorsunuz. Ama genel anlamda bağlandığınız sürece kullanışlı bir şekilde internete girebiliyorsunuz diyebilirim.

Uçağa bindikten sonra beklemeyi göze alın

İstanbul Havaalanı o kadar büyük ki bir süre sonra bu büyüklük eziyete dönüşebiliyor. Uçağınızın kapısının uzaklığına göre ana alanda kapınıza yürümeniz abartısız 15-20 dakika alıyor. Uçağa biniyorsunuz. Uçak hemen kalksa bile pist başına gelebilmek için uzunca bir süre dolanmak zorunda kalıyor. (Mesela bizim uçağımız yarım saatte anca pist başına geçebildi.) Bunun sebebi olarak trafik yoğunluğu ya da uçakların pistleri belli bir hızda gitmeleri (uzun pistler söz konusu olduğunda bu süre giderek artıyor) gerektiğinden zaman kaybetmeleri olarak gösteriliyor.

Hatırlarsanız bu süreleri azaltmak için kalkışa kadar olan zamanda uçakların normalde daha hızlı gidecekleri açıklanmıştı. Ekstra yakıt parası anlamına gelen bu bedel kimden çıkıyor, tabii ki bizden. 🙁

Zorda kaldıkça kullanmayı düşünmüyorum

İstanbul Havalimanı özellikle benim gibi Anadolu yakasında oturanlar için oldukça uzak bir lokasyonda bulunuyor. Sabiha Gökçen’e açık trafikte yarım saat gibi bir sürede ulaşırken yeni havalimanı için yolda 1-1.5 saat geçirmem gerekiyor. Daha önce Atatürk Havaalanı’nı da pek kullanmadığım gibi 3. Havalimanı’nı da pek kullanmayı düşünmüyorum. Zaten low-cost tabir edilen uygun fiyatlı uçuşların birçoğu da Sabiha Gökçen’den yapılıyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.